İsimsiz, 2023, yapay zeka ile oluşturulmuş yerleştirme görüntüsü, her biri 80 x 60 x 20 cm
İsimsiz, 2023, yerleştirme; her biri 80 x 60 x 20 cm
İsimsiz, 2023, yerleştirme; her biri 80 x 60 x 20 cm
İsimsiz, 2023, alçı, 17 x 16 11 cm
İsimsiz, 2023, alçı, 16 x 11 x 5 cm
İltihap sürecinin fotoğrafı; sol üst köşe iltihabın ilk günü, sağ alt köşe ise son aşamaları
İsimsiz, 2023, plastilin, alçı ve balmumu, farklı boyutlarda
İsimsiz, 2023, alçı, 19 x 9 x 7 cm
İsimsiz, 2023, alçı, 12 x 10 x 6 cm
İsimsiz, 2023, mum, 7 x 8 x 5 cm
İsimsiz, 2023, balmumu, 2 x 5 x 2 cm
İsimsiz, 2023, alçı, 7 x 6 x 3 cm
Yaşam bir çizgi hareketini andıracak şekilde doğrusal bir ilerleyişe sahip değildir. Ani değişimlerin, beklenmedik sapmaların ve iç içe geçmiş dinamiklerin şekillendirdiği bir süreçtir. Belli bir kalıba sığmaz aksine sürekli olarak kendi sınırlarını aşar ve yeniden kurar. Bedenin işleyişinde gözle görünenden çok daha fazla potansiyel mevcuttur. Bu potansiyeller bazen bedensel dengede meydana gelen bir kırılma ile ortaya çıkar. Hastalık, yalnızca bir düzensizlik değil aynı zamanda bedenin kendi içinde yeniden yapılanma sürecidir.
Hastalık yaşamın belirsiz ve bilinmez yönlerini içinde barındırır. Kimi hastalıklar kişiyi çevresinden ayırarak belirginleştirirken bazıları bedenin sınırlarını muğlaklaştırır, kontur çizgilerini bozar. Doku çürümesiyle ilgili hastalıklar yalnızca uzuvlara müdahale etmekle kalmaz aynı zamanda bedenin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu sınırları da ihlal eder. İçinde rafların bulunduğu merak veya laboratuvar dolaplarını anımsatan yerleştirme, farklı bedenlerden alınan kalıplarından oluşur. Deforme beden kalıplarının yarattığı etki bedenin algılanış biçimini etkiler.
İnsan bedeninin sınırları nerede başlar ve biter ? Hastalık, bedenin ne olduğunu ve neye dönüşebileceğini gösterir. Bir metafor olarak hastalığı ele alan bu çalışma bedene tamamlanmış ve bitmiş bir form olarak değil, sürekli değişime açık ve eksik bir biçim olarak yaklaşır. Bu yaklaşım bedenin yapısını bozup onu başkalaşıma uğratan hastalıklar, kusurlar ve üretim sürecindeki teknik aksaklıklar üzerinden şekillenir. Bedenin formundaki bir bozukluk dünyanın bütünlüğünde bir çatlak oluşturur. Değişime uğrayan beden kalıpları, sağlık - hastalık, normal - patolojik, ucube ve teratoloji (doğuştan gelen bozukluklar ve kusurlar) gibi durumlar üzerinden izleyiciyi bedenin yabancı bir yüzüyle karşılaşmaya davet eder.
Hastalık yaşamın belirsiz ve bilinmez yönlerini içinde barındırır. Kimi hastalıklar kişiyi çevresinden ayırarak belirginleştirirken bazıları bedenin sınırlarını muğlaklaştırır, kontur çizgilerini bozar. Doku çürümesiyle ilgili hastalıklar yalnızca uzuvlara müdahale etmekle kalmaz aynı zamanda bedenin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu sınırları da ihlal eder. İçinde rafların bulunduğu merak veya laboratuvar dolaplarını anımsatan yerleştirme, farklı bedenlerden alınan kalıplarından oluşur. Deforme beden kalıplarının yarattığı etki bedenin algılanış biçimini etkiler.
İnsan bedeninin sınırları nerede başlar ve biter ? Hastalık, bedenin ne olduğunu ve neye dönüşebileceğini gösterir. Bir metafor olarak hastalığı ele alan bu çalışma bedene tamamlanmış ve bitmiş bir form olarak değil, sürekli değişime açık ve eksik bir biçim olarak yaklaşır. Bu yaklaşım bedenin yapısını bozup onu başkalaşıma uğratan hastalıklar, kusurlar ve üretim sürecindeki teknik aksaklıklar üzerinden şekillenir. Bedenin formundaki bir bozukluk dünyanın bütünlüğünde bir çatlak oluşturur. Değişime uğrayan beden kalıpları, sağlık - hastalık, normal - patolojik, ucube ve teratoloji (doğuştan gelen bozukluklar ve kusurlar) gibi durumlar üzerinden izleyiciyi bedenin yabancı bir yüzüyle karşılaşmaya davet eder.